Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesine eklenmesi düşünülen düzenleme ile Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmadan önce arabuluculuğa başvurunun zorunlu hale gelmesi tartışılıyor. Bu yazıda, önerinin süre, maliyet ve hak arama özgürlüğüne etkilerini; mevcut mevzuatla ilişkisini ve uygulamada doğurabileceği sonuçları ele alıyoruz.
1) Önerinin özeti
- Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmadan önce arabuluculuğa gitme zorunluluğu getirilmesi düşünülmektedir.
- Arabuluculuk ücreti başlangıçta sigorta şirketi tarafından ödenecek; tahkimde sigortalı haksız çıkarsa bu ücret sigortalıdan tahsil edilecektir.
- Arabuluculuk şartı yalnızca Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurular için öngörülmektedir; İSTAC ve oda tahkimlerinde böyle bir zorunluluk bulunmayacaktır.
2) Neden tartışmalı?
Kurumsal tutarlılık sorunu
Aynı nitelikteki kurumsal tahkim mercileri arasında yalnızca Sigorta Tahkim Komisyonu için arabuluculuk zorunluluğu öngörülmesi eşitsiz uygulama eleştirilerine yol açmaktadır.
Etkinlik ve erişim
Sigorta Tahkim Komisyonu yılda yüksek sayıda uyuşmazlığı kısa sürede karara bağlamaktadır. Önüne zorunlu bir arabuluculuk aşaması eklemek erişim süresini uzatabilir ve maliyeti artırabilir.
3) Süre ve maliyet etkisi
| Süreç | Mevcut durumda | Öneri sonrasında |
|---|---|---|
| Tahkim sonuçlanma süresi | ~3–6 ay | ~8–11 ay (arabuluculuk nedeniyle +4–5 ay) |
| Masraf yükü | Tahkim masrafları | Arabuluculuk + tahkim (reddedilirse ayrıca arabuluculuk giderleri) |
| Kamu bütçesi etkisi | Sınırlı | İlk 2 saatlik arabuluculuk ücretinin kamu tarafından karşılanması nedeniyle artış |
Arabuluculuğun zorunlu kılınması, hem hak sahiplerinin masraflarını hem de kamusal maliyeti artırabilecek bir değişiklik olarak değerlendirilmektedir.
4) Sigorta uyuşmazlıklarının niteliği
Sigorta tazminatlarında miktar çoğu zaman bilirkişi/aktüeryal hesaplarla belirlenir. Trafik kazasına bağlı iş göremezlik, destekten yoksun kalma, araç değer kaybı gibi kalemler teknik hesap gerektirir. Bu nedenle, arabuluculuk aşamasında zarar görenin hangi tutarda anlaşması gerektiğini öngörmesi güçtür; sigorta şirketleri ise eksper ve aktüer desteğiyle daha hazırlıklıdır.
5) Mevcut mevzuat ve uygulama
- Sigortacılık Kanunu m.30 ve KTK m.97: Dava veya tahkim yoluna gitmeden önce sigorta şirketine başvuru ve 15 günlük bekleme zorunluluğu vardır. Bu, fiilen müzakereyi zorunlu kılan bir alternatif çözüm adımıdır.
- Yargı içtihadı: Bu bekleme/başvuru adımı, tek başına alternatif uyuşmazlık çözümü niteliğinde kabul edilmektedir.
6) Genel değerlendirme
AB düzeyinde örnek gösterilen Sigorta Tahkim Komisyonunun önüne zorunlu arabuluculuk aşaması eklenmesi, etkinlik ve hız avantajlarını zayıflatabilir; başvuranların alacaklarına kavuşma süresini uzatabilir. Ayrıca, 4. Yargı Reformu Strateji Belgesindeki tahkimin etkinliğini artırma hedefiyle de bağdaşmamaktadır.
Sonuç olarak, arabuluculuğun tahkim ön koşulu yapılması; eşitlik, erişilebilirlik ve hak arama özgürlüğü ilkeleri bakımından yerinde bir politika tercihi olmayabilir.
Sık Sorulan Sorular
Arabuluculuk zorunlu olursa Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapamaz mıyım?
Öneri yürürlüğe girerse, arabulucuya başvurulmadan yapılan tahkim başvuruları değerlendirmeye alınmayacaktır. Önce arabuluculuk, ardından tahkim yoluna gidilmesi gerekecektir.
Arabuluculuk ücretini kim öder?
İlk aşamada sigorta şirketi tarafından ödenmesi öngörülmektedir. Ancak tahkimde sigortalı haksız bulunursa, bu masrafın sigortalıdan tahsili söz konusu olabilir.
Bu düzenleme süreleri nasıl etkiler?
Mevcut durumda 3–6 ayda sonuçlanabilen tahkim sürecine, arabuluculuk aşaması nedeniyle yaklaşık 4–5 ay eklenebileceği değerlendirilmektedir.
Şu an zaten bir ön başvuru zorunluluğu yok mu?
Var. Mevzuat uyarınca sigorta şirketine başvuru ve 15 günlük bekleme süresi zorunludur. Bu adım, fiilen bir alternatif çözüm aşaması gibi çalışmaktadır.

